11 Aralık 2018, Salı

Son dakika haberleri Türkiye'nin yeni kulvarında - kulvar.com.tr

İstanbul’un gezilecek Hanları ve Çarşıları

İstanbul’un gezilecek Hanları ve Çarşıları

Tarihi motiflerle bezenmiş İstanbul’un zamana karşı direnen hanları ve çarşılarını gezmek isteyenler için derlediğimiz İstanbul’un gezilecek Hanları ve Çarşıları…

Temeli III. Mehmed’in validesi tarafından atılan Tarihi Mısır Çarşısı İstanbul’da gezilecek en keyifli çarşılardan biri. Peki Mısır Çarşısı nerede? Çarşı içinde bizi neler bekliyor?

Tarihi Mısır Çarşısı

Günümüz İstanbul’unun en fazla ziyaret edilen Mısır Çarşısı, Eminönü’de bulunan Yeni Camii’nin külliyesi içerisinde yer almaktadır. Çarşı, Tahmis ve Çiçek Pazarı sokakları ile Yeni Camii Caddesi boyunca uzanan önemli bir tarihi yapıdır.

Bugün çarşıda yalnızca baharatlar ve ilaçlar değil, kuyumcular ve hediyelik eşya satan dükkânlar da faaliyet göstermektedir.

Temeli III. Mehmed’in validesi tarafından atılan Mısır Çarşısı’nın günümüz formatına ulaşması, yapımının parça parça devam etmesinden dolayı uzun sürmüştür.

Mimarlığını Mustafa Ağa’nın yaptığı çarşı önceden Valide Çarşı yahut Yeni Çarşı isimleriyle bilinirken, 18.yy.’dan sonra adı halk arasında Mısır Çarşısı olarak anıldı. Bu değişimin nedeni ise çarşının yapımında gereken mali desteğin Kahire’den alınan vergiler ile sağlanmasıyla alakalıdır. Bugüne kadar pek çok hasar gören yapı onarımlardan geçmiş, en son bugünkü halini İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan restorasyon sonucu kazanmıştır.

L şeklinde bir plan şemasına sahip olan Mısır Çarşısı’na ait toplam altı tane giriş kapısı mevcuttur. İki katlı bir plana göre yapılan bu kapının üst katlarında zamanında mahkeme bölmeleri olarak da kullanıldığı bilinmektedir. Ancak bu bölmelerin esas yapılış amacı, halk ile esnaf arasında oluşan sorunlara çözüm niteliğindedir.

Çarşının uzun ve kısa kollarının buluştuğu nokta dua meydanı olarak adlandırılır. Ezan köşkü de bu bölümde yer almaktaydı. Çarşının en ihtişamlı bölümü bu nokta olup, parmaklı bir balkon şeklinde tasarlanmıştır.

Balkapanı

Tahtakale’ de bulunan Balkapanı Hanı Zamana karşı direnen en eski hanlarındandır. Balkapanı, geniş bir avlusu olan klasik kervansaray görünümündedir. Kemerli ve koridorlu odalarından bahsedilse de odaların çoğu depo olarak kullanıldığından sadece avlusu görülebilmektedir.

Osmanlılar döneminde deniz gümrüğünün bulunduğu bölgeye yakın bir yere inşa edilen han, adından da anlaşılacağı üzere gümrükten gelen balın istiflendiği ve halka dağıtıldığı bir ticaret merkezidir.

Osmanlı Balkapanı’nı yaparken, burada daha önce bulunan bir Bizans hanının mahzen kalıntıları üzerine yapmıştır. Balkapanı’nın altında bulunan mahzen tuğla kemerli tonozlardan ve sütunlardan ibarettir. Mahzen, hanın odalarının altında bulunmakta ve L şeklindedir.

Büyük ve Küçük Yeni Han

Çakmakçılar Yokuşu’nda, Sandalyeciler ve Çarkçılar Sokağı arasında derinlemesine uzanan bu han, Valide Han’dan sonra İstanbul’un en geniş alana yayılan kervansaray–han yapısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hanın 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından, dönemin baş mimarı Tahir Ağa’ya yaptırıldığı bilinmektedir.

Bu han yıllardan beri dokuma tezgâhlarının çalıştığı bir yerken artık bu özelliğini kaybetmiştir. Bugünlerde Büyük Yeni Han’da çok az sayıda dükkân bulunmaktadır. Genellikle bu dükkânlar da gümüşçü, havlucu ve eşarpçılardan oluşmaktadır.

Valide Han

Çakmakçılar Yokuşu ile Fırıncılar Yokuşu arasında bulunan Valide Han’ın çatısının muhteşem manzarası ziyaretçilerini büyülemektedir.

Han, 17. yy’da Kösem Mahpeyker Valide Sultan tarafından inşa ettirilmiştir. Tarihe ‘Kösem Sultan’ın Hanı’ diye de geçen Valide Han’da tarihi kaynaklara göre 366 adet hücre odası bulunmaktadır. Bugün kaç odanın kullanıldığı belli değildir . Efsaneye göre, Kösem Sultan’ın gizli hazinesinin bu hanın bir köşesine saklandığı rivayet edilmektedir.

Manzarasıyla ünlü olan Valide Han’ın çatısı yağışlı günlerde genellikle kapalıdır. Hafta sonları ise bu handa uzun fotoğraf kuyrukları oluşmaktadır.

Sahaflar Çarşısı

Kapalıçarşı'nın Fesçiler Kapısı ile Beyazıt Camii arasında yer alan Sahaflar Çarşısı, Osmanlı döneminden bugüne kadar yaşayabilmiş en eski kitap çarşısıdır.

Başlangıçta tarihi eser niteliği taşıyan el yazması, taş basma ve eski harflerle yazılmış çeşitli kitapların bulunduğu Sahaflar Çarşısı'nda, bugün daha çok üniversite öğrencilerine ve turistlere hitap eden kitaplar satılmaktadır. Ancak, bazı dükkânlarda eski ya da antika kitaplara rastlamanız mümkün.

Çarşının Beyazıt Camii tarafındaki kapısının girişinde yer alan camekanlı bölümlerde, eski matbaalardan kalma taşbaskı malzemeler sergilenmektedir. Çarşının ortasında bir de İbrahim Müteferrika (ilk Türk matbaacısı) büstü bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çakmakçılar Yokuşu’nda, Sandalyeciler ve Çarkçılar Sokağı arasında derinlemesine uzanan bu han, Valide Han’dan sonra İstanbul’un en geniş alana yayılan kervansaray–han yapısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hanın 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından, dönemin baş mimarı Tahir Ağa’ya yaptırıldığı bilinmektedir.

Bu han yıllardan beri dokuma tezgâhlarının çalıştığı bir yerken artık bu özelliğini kaybetmiştir. Bugünlerde Büyük Yeni Han’da çok az sayıda dükkân bulunmaktadır. Genellikle bu dükkânlar da gümüşçü, havlucu ve eşarpçılardan oluşmaktadır.

Valide Han

Çakmakçılar Yokuşu ile Fırıncılar Yokuşu arasında bulunan Valide Han’ın çatısının muhteşem manzarası ziyaretçilerini büyülemektedir.

 Han, 17. yy’da Kösem Mahpeyker Valide Sultan tarafından inşa ettirilmiştir. Tarihe ‘Kösem Sultan’ın Hanı’ diye de geçen Valide Han’da tarihi kaynaklara göre 366 adet hücre odası bulunmaktadır. Bugün kaç odanın kullanıldığı belli değildir . Efsaneye göre, Kösem Sultan’ın gizli hazinesinin bu hanın bir köşesine saklandığı rivayet edilmektedir.

Manzarasıyla ünlü olan Valide Han’ın çatısı yağışlı günlerde genellikle kapalıdır. Hafta sonları ise bu handa uzun fotoğraf kuyrukları oluşmaktadır.

Sahaflar Çarşısı

Kapalıçarşı'nın Fesçiler Kapısı ile Beyazıt Camii arasında yer alan Sahaflar Çarşısı, Osmanlı döneminden bugüne kadar yaşayabilmiş en eski kitap çarşısıdır.

Başlangıçta tarihi eser niteliği taşıyan el yazması, taş basma ve eski harflerle yazılmış çeşitli kitapların bulunduğu Sahaflar Çarşısı'nda, bugün daha çok üniversite öğrencilerine ve turistlere hitap eden kitaplar satılmaktadır. Ancak, bazı dükkânlarda eski ya da antika kitaplara rastlamanız mümkün.

Çarşının Beyazıt Camii tarafındaki kapısının girişinde yer alan camekanlı bölümlerde, eski matbaalardan kalma taşbaskı malzemeler sergilenmektedir. Çarşının ortasında bir de İbrahim Müteferrika (ilk Türk matbaacısı) büstü bulunmaktadır.

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık