17 Aralık 2018, Pazartesi

Son dakika haberleri Türkiye'nin yeni kulvarında - kulvar.com.tr

Topkapı Sarayı bölümleri

Topkapı Sarayı bölümleri

Osmanlı hanedanının yönetim ve yaşadıkları yer olan Topkapı Sarayı, aynı zamanda bir eğitim yeridir. 1460-1478 yılları arasında yaptırılan saray, 19. Yy’a kadar kullanılmakta olup, zaman zaman bazı bölümler eklenmiştir. Fatih Sultan Mehmet dönemine denk düşen bu yapı, 19. Yy’da sultanlara yetmemeye başladığı için onların Dolmabahçe Sarayı’na taşınmasına neden olmuştur. Fakat yinede törenler ve merasimler için kullanılmaya devam edilmiştir. 1924 yılında müzeye çevrilen Topkapı Sarayı’nın ilk adı Eski Saray anlamını taşıyan Saray-ı Cedid’dir.

Topkapı Sarayı havadan görüntüsü

Topkapı Sarayı’ndaki tüm bölümler belli idari işler için ayrılmış ve sarayda yaşayan görevlilere odalar tahsis edilmiştir. Saray genel olarak Enderun ve Birun bölümlerinden oluşuyor. Diğer tüm odalar bu iki bölüme göre oluşturulmuştur. Oldukça görkemli bir yapı olmasına rağmen, buraya harcanan paralar diğer Osmanlı yapılarına göre daha azdır.

Topkapı Sarayı’nı bu kadar güzel kılan detaylar doğaya yakın olması, özgün işlemeler, çiniler ve tasarımlardır.

Tarihi yerlere kaynaklık etmesi açısından ve geçmişe ışık tutması dolayısıyla tarihçilerin ve turistlerin ilgi odağı olmaktadır. Topkapı Sarayı 4 avlu ve bir adet Haremden oluşmaktadır. Bunlar ise içerisinde farklı bölümlere ayrılmaktadırlar.

1. Avlu

Alay Meydanı

Topkapı Sarayı’nın halka açık tek bölümüdür. Burada insanlar sorunlarını ileterek saraya ulaşmasını sağlarlardı. Odunluk bölümü ve Cellât Çeşmesi yine bu bölümde yer almaktadır. Günümüzde de birçok ziyaretçiye ilham vermektedir. Bu sayede Topkapı Sarayı’nı her yıl binlerce turist ziyaret etmektedir.

Aya İrini

İstanbul’un en görkemli kiliselerinden olan Aya İrini Kilisesi, 330’lu yıllarda inşa edilmiştir. 530 yılında gerçekleşen bir yangın sonucunda yıkılsa da tekrardan inşa edilmiştir. 3 bölümden oluşan kilisenin bugün bir bölümü hala ayakta kalmış nadide eserlerdendir. İstanbul’un fethiyle kilise olarak bırakılan bu yerin tasarımı değiştirilmemiştir. 19.yy’da müze ve daha sonra askeri müze halini alarak 2014 yılında Topkapı Sarayı’na bağlanmıştır.

Bab-ı Hümayun

Bu bölüm Topkapı Sarayı’nın ana girişidir.

Kapının girişinde bulunan kitabede ise Fatih Sultan Mehmed’ten övgü dolu sözlerle bahsedilmektedir. Hat sanatıyla üzerinde sureler bulunan Bab-ı Hümayun’un asıl amacı, sarayın güvenliğini sağlamaktır. Burada birde 1865 yangınından önce bulunan bir köşk olduğu yine kaynaklardan öğrenilmektedir.

Bab-ü’s Selam

Ziyaretçilerin göreceği iki kuleli bu yapı, sarayın yönetim yerlerine açılmaktadır. Topkapı Sarayı’nı oldukça görkemli yapan Orta Kapı, dönem dönem onarım geçirmiştir.

1524 ve 1758 yılında kapının onarım geçirdiği anlaşılmaktadır. Ayasofya’da namaz kılan devlet yöneticileri saraya bu kapıdan geçiş yaparlardı. Sadece padişahın atla girebildiği bu kapıdan diğer tüm devlet adamları yürüyerek geçmek zorunda kalırlardı.

2. Avlu

Adalet Kasrı

Adalet Kulesi anlamına gelen bu yer Topkapı Sarayı’nın İstanbul’un her köşesinden görülen tek yeridir. Birçok sarayda bunun gibi yapılar görülmesinin amacı ise devletin büyüklüğünü göstermektir. Zaman zaman yıkımlardan dolayı onarılan kule, bir nevi gözetleme kulesi olarak kullanarak, Topkapı Sarayı dışındaki olaylar takip edilirdi. Aynı zamanda manzarası da çok güzeldir.

Babüssaade

Topkapı Sarayı’nın en görkemli yerlerinden olan Babüssaade’nin (Akağalar Kapısı) önünde bulunan sütunlar kaldırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılan kapıda bir adet kitabe yer almaktadır. Ayrıca II. Mahmud ve I. Abdülhamid’in de izlerini kapıda görebiliyoruz. İçerisinde koğuşlar ve daireler bulunmaktadır.

Günün her saati açık olan bu kapıda, sefere gidecek sadrazamlara, Sancak emanet edilirdi. Topkapı Sarayı’ndaki cülus törenleri de yine bu kapının önünde yapılırdı.

Divan-ı Hümayun

 Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan Kubbealtı, devletin büyüklüğünü simgelemektedir. 1665 yılında yangından zarar gören yapı, neredeyse her dönem onarılmıştır.

Zarif işçiliği bulunan bu yerde toplam 3 kubbe bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin toplantılarına şahit olmuş bu yapının başkanı padişahtır. Yönetim hakkında kararlar Fatih dönemine kadar burada alınırdı. Burada alınan sonuçlar ise Mühimme Defterine kayıt edilirdi.

Zülüflü Baltacılar Ocağı

Burada bulunan baltacılar, Hareme odun götürürler ve saray hizmetlerinde bulunurlardı. Baltacı ismi sefer sırasında savaş alanında görüşü engelleyen ağaçların kesilmesinden gelirken zülüf ismi başlıklarında bulunan püsküllerdir. İnce işlemeler kullanılan duvarlar ve ahşaplar görülmeye değer yerlerdendir.


Topkapı Sarayı’nda bulunan buraya ek bir hamam ve mescitte 15. Yy’da inşa edilmiştir.

3. Avlu

Arz Odası

Osmanlı yönetiminde yüzyıllardır kullanılan Arz Odası, Divan-ı Hümayunda alınan kararlardan padişaha bildirildiği yerdir.

İçerisinde bulunan çeşmelerin konuşma süresince açık tutulup, bu konuşmaların dışarıya gitmesi engellenirdi. Devletin büyüklüğünü göstermek için elçi kabulleri de yine burada yapılırdı. Burada birçok kral, prensler ve hanlar karşılanırdı. Bu sayede Topkapı Sarayı’na gelen herkes ihtişamını konuşurdu.

Fatih Köşkü

Yetenekli mimarların elinden çıkmış olan Fatih Köşkü, dört odalı bir yapıdadır. Enderun Hazinesi diye de bilenen köşk, Yavuz Sultan Selim döneminde dolup taşmıştır. Hazinedeki parayla imar işleri ve hayır işleri yapılırdı. Günümüzdeki birçok cami ve çeşmelerin yapımı bu hazineden karşılanırdı. İçerisinde bir adet sergi salonu da bulunmaktadır. Burada ganimet usulüyle alınan değerli eşyalar Topkapı Sarayı’nın bu bölümünde sergilenirdi.

Has Oda Koğuşu

Enderun’daki en yetenekli öğrencileri Has Oda Ağalığı için hususi olarak yetiştirilirdi. Burada padişahın isteklerini yerine getirirler ve değerli eşyaların korunmasında yardımcı olurlardı. Bugün ise padişahların kronolojik olarak portreleri sergilenmektedir. Topkapı Sarayı’nın en güzel yerlerindendir.

Ağalar Cami

Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Ağalar Cami, iç oğlanları, akağalar ve padişahların ibadet merkeziydi. Kıblesinin tam olarak doğruyu göstermesi için özel olarak yaptırılmış en büyük camidir. Caminin içinde bulunan çinilerse yerli ve yabancı turistler için şaşırtıcı güzelliktedir. Günümüzde kütüphane olarak kullanılan camide Farsça, Yunanca ve Slavca gibi farklı dillere ait eserler bulunmaktadır.

4. Avlu

Revan Köşkü

4. Murat’ın Revan zaferi sonucunda yaptırılan bu köşk, sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Dekorasyonu ise oldukça özgün bir şekilde ve yaldız işlemelerle yapılmıştır. Pencereleri ve dolapları da yine ahşap ve işlemeli olarak oluşturulmuştur. Dış yüzeyinin birçoğu çiniyle kaplanmış bir şaheserdir. Topkapı Sarayı’ndaki kutsal emanetler yapılan temizlikler sırasında burada korunurdu.

Sünnet Odası

Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan ve Sultan İbrahim döneminde günümüz halini alan yapının Sünnet Odası ismi sonradan verilmiştir. III. Ahmet döneminde şehzadelerin sünnet yapılması amacıyla kullanılmış ve padişahın yazlık yataklığı da olmuştur. Çiniler, işlemeler ve kapıdaki özgün detaylar yine odayı hoş kılan detaylardandır.

Mecidiye Köşkü

Topkapı Sarayı’ndaki son köşk olan Mecidiye Köşkü, Sultan Abdülmecid adına yaptırılmıştır. 1858 yılında yaptırılarak tarihe kazınan bu yapıda Avrupa mimarisinin etkileri görülür.

Geniş terasıyla boğaz manzarasının şahane bir şekilde yansıtmaktadır. Padişahlar birçok tören sonrasında burayı dinlenme yeri olarak kullanmışlardır. Aynı zamanda yabancı devlet adamları içinde ağırlama odası olarak kullanılmıştır.

Harem

Valide Sultan Dairesi

III. Murat ve III. Selim’in anneleri için kullanılan bu daire, düzeni ve dekorasyonuyla dönemin sanat anlayışını bize gösterir. Manzara resimleri bulunan duvarlar, çiniler ve işlemelerle zenginleştirilmiştir. Birer salon, yatak odası ve dua odası bulunan dairede, gözdeler sıkça burayı ziyaret ederdi. Topkapı Sarayı’nın en büyük bölümlerinden olması padişahların annelerine verdiği sevgi ve saygıyı gösteriyor.

Hünkâr Sofası

Topkapı Sarayı’nda yer alan ve Harem’in en büyük kubbeli yapısı olan bu sofa, incelenen kaynaklara göre 1580-1590 yılları arasında yapılmıştır. Yüzyıllar boyu onarım geçiren yapının duvarlarındaki seramikler Hollanda seramikleridir. Padişahlar burada kabul, tören, sohbet ve düğün gibi aktiviteler için kullanmaktadır.

Altınyol

Enderun ile Harem’i birbirinden ayıran Harem’in en eski yollarındandır. Revaklı bölüm ise yolun en güzel yerlerindendir. Bu yoldan Harem içindeki diğer yollara kestirme geçişler olduğu için çok kullanılırdı. Topkapı Sarayı’nın güzide yerlerinden biridir ve harem halkına bu yol üzerinden padişah ve şehzadenin paralar verildiği bilinmektedir. Altınyol’da yürürken yine birçok tarihi güzelliğe şahit olabilirsiniz.

 

 

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık