17 Aralık 2018, Pazartesi

Son dakika haberleri Türkiye'nin yeni kulvarında - kulvar.com.tr

İnce: "Türkiye'nin en büyük hatibi meğer prompter'mış"

İnce:

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim çalışmaları çerçevesinde Ankara'nın Sincan, Etimesgut, Yenimahalle, Keçiören ve Pursaklar ilçelerini ziyaret etti. İnce buralarda seçmenlerine seslendi. İnce'nin bugünkü programında ayrıca saat 18.00'de Aydın'da düzenlenecek miting ile Atatürk Kent Meydanı'nda katılacağı iftar da var.

Eryaman'da konuştu

Ankara'daki ziyaretleri sırasında ilk durağı Sincan olan ve ardından da Eryaman'da konuşan İnce, 2. Ordu Komutanı Korgenaral İsmail Metin Temel'in katıldığı iftar programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisini eleştiren konuşmasını alkışlamasıyla başlayan polemiğe değinerek, şunları söyledi: "Ben güya generalin iftara katılmasını eleştiriyorumuşum. Müslüman Müslümanın iftarına katılır hatta Hristiyanları bile iftara davet ettik. Ne var bunda? Benim eleştirdiğim şey, sen beni eleştirirken generalin alkış yapması?"

'Fen liseliler ne kadar saygınsa, imam hatipliler de o kadar saygındır'

Muharrem İnce'nin Eryaman'daki konuşması satır başlarıyla şöyle:

"Fabrikaları kapatacakmışım. Fabrika kapatılır mı hiç? Yahu SEKA'ları, Sümerbankları sen kapattın. Sen Erdoğan 16 yılda 500 kişinin çalıştığı bir fabrika yaptın mı hiç? Diyor ki, 'Köprüleri yıkacakmışım'. Öyle diyor. Bence kafayı kırmış bunlar. Bunlar yakında 'İnce hastalığa' tutulacaklar. Yine diyor ki, 'İmam hatipleri kapatacak'. Bir baba çocukları arasında ayrım yapar mı? Bir Cumhurbaşkanı da okulları arasında ayrım yapmaz. İmam hatipliler bu memleketin çocuklarıdır. Fen liseliler ne kadar saygınsa, imam hatipliler de o kadar saygındır. Ben o imam hatiplerde 3 sene öğretmenlik yaptım. Vicdansızlar, yalancılar, sorun bakayım o öğrencilerime onlara kötü davrandım mı, sevmedim mi, onlara atom fiziği anlatmadım mı?

'1.5 milyon işsiz imam hatipli için çalışma yaptırıyorum'

Siz bizi kendinize benzetmeyin. Erdoğan ben sana benzemem. Benim yetişme tarzımda insan ayrımı yok. Ama mesela sana söyleyeyim, sen Alevileri sevmiyorsun. Ama ben seviyorum. Çünkü insanları seviyorum. Erdoğan sen Kürtleri sevmiyorsun ama ben  seviyorum. Ayrım yapmıyorum hiç kimse arasında. 81 milyonu kucaklamaya çalışıyorum. İmam hatipleri niye kapatayım? 1.5 milyon işsiz çocuk var şu anda imam hatipli, onları başka bir sektörde değerlendirmek için çalışma yapıyorum. 

Bunlar öyle büyük bir yalancı ki, geçenlerde Samsun'a gittim. Samsun'da bana sahnede bir bisiklet getirdiler, bindim. O resmimi alıp caminin içine monte etmişler. Oğlumun düğününde zeybek oynadım, fena da oynamam hani, oğlumun düğününde zeybek oynarkenki resmimi alıp caminin içine monte etmişler. Soruyorum, acaba bu montaj, dubla işlerini FETÖ'den mi öğrendiler?

'Çok yorgun bir Cumhurbaşkanı var, onu değiştirelim'

Bakın Türkiye'nin önünde büyük sorunlar var. Ekonomi alarm veriyor. Kamyon duvara çarpmak üzere. Size sözüm şu olsun, büyük sorunlar yorgun adamlarla çözülmez. Büyük sorunlar cesaretle, yeni bir ruhla, heyecanla, umutları yeşerterek çözülür. Havaalanına gittiniz, uçağa bineceksiniz. Dediler ki, 'pilot şimdi Hindistan'dan geldi, Ankara'dan İstanbul'a gidecek ama çok yorgun'. O uçağa binersiniz? Peki futbol kulübünün başkanısınız, maçın birinci yarısı bitmiş, ikinci yarısı başlayacak. Futbolcunun birisi çok yorgun, onu değiştirmez misiniz? Peki yine Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmiş bir otobüs şoförü çok yorgun, İstanbul'a devam edecek;  o otobüse biner misiniz? İşte şimdi çok yorgun bir Cumhurbaşkanı var, onu değiştirelim, yeni birini getirelim. 

Merak etmeyin engellilerin önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Bugün Ankara'da prova yapıyoruz. Bu miting değil. Büyük Ankara mitinginin provası. Büyük Ankara mitingine şimdiden söyleyeyim 1 milyon kişi bekliyorum. 

Gölgede dinleyenlere takılarak espri yaptı

(Konuşma yaptığı alanın yanındaki ağaçlık alanda bekleyenleri göstererek) İşte bu dünya böyle işte. Bir yanda benim gibi, sizin gibi güneşin altında olanlar var, bir de burada beyler bayanlar, Politbüro var. Oh keyfe bak. Birileri hep gölgede, birileri hep güneşte olmayacak. Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanlığında yer değiştireceğiz. Baştan söyleyeyim. Adalet yoksa vatan da yoktur. Önce adalet."

Yenimahalle'de konuştu

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin bir sonraki durağı ise Yenimahalle'ydi. Burada da seçim otobüsünün üzerinden alanı dolduranlara seslenen İnce'nin konuşması satır başlarıyla şöyle:

"Türkiye'nin büyük sorunları var, ekonomik sorunları var. Türkiye'nin gençleri ülkeye güvenmiyor, beyin göçü yaşıyoruz. 'Beyin gücü' diyeceğimiz yerde 'beyin göçü' diyoruz. Gençler terk ediyor. Millete 'yerlidir ayran için' diyor, kendisi mango suyu içiyor. Millet 1 liraya çay içemiyor, kilosu 4 bin 500 liraya beyaz çay içiyor. Millet gecekondu bulamıyor, 1.150 odalı sarayı yetmedi, Marmaris'e 300 odalı yazlık saray yaptırıyor. Türkiye'nin bu büyük sorunlarını yorgun bir adam, yıpranmış birisi, 16 yılda bir arpa boyu yol gitmemiş birisi çözemez. Türkiye'ye yepyeni bir yenilik lazım. Türkiye'ye umut lazım. Umutları yeniden yeşertmek, çoğaltmak lazım.

'Doğru söylüyor ama CHP'li belediyelerin hepsi camileri deterjanla yıkıyor'

Ben gelecek, gençler, çocukların geleceği diyorum, o meydanlarda 'CHP cami yıkıyor' diyor. Yuhlamayın. Bence doğru söylüyor. CHP'li belediyelerin hepsi camileri yıkıyor, temizliyor, deterjanla yıkıyor. Yapıyorlar bunu. Bir kere neresini düzelteyim? Türkçe'de 'ha' diye bir harf yok. Yani 'Ce-Ha-Pe' diye bir şey yok. Tabii diploma olmayınca böyle oluyor.

Erdoğan'ın konuşması sırasında prompter'ın bozulmasını hatırlattı

Şimdi bakın benim burada küçük notlarım var arada notlarıma bakıyorum, sizinle candan, yüreğimden geçenleri konuşuyorum. Ama benim hemşerim, onun burada camları, prompter'ları var, oradan konuşuyor. Geçen gün Diyarbakır'da Kürt sorununu konuşacaktı prompter bozuldu, ortada kaldı. O prompter'dan akanları okuyor, yani kendi fikirleri değil. Birileri yazmış onu okuyor. Kürt sorunu birilerinin yazdığı metinle çözülmez, yüreğinden geçeni söyleyerek çözeceksin.

'Erdoğan insanların bir kısmını sevmiyorsun'

Sevgili Erdoğan çok iyi biliyorum, sen insanların bir kısmını, kesimini sevmiyorsun. Alevileri, Kürtleri, solcuları sevmiyorsun. Böyle yapma, bu doğru değil. Ben bu ülkenin 81 milyonunu seviyorum.

'Türkiye'nin en büyük hatibi meğer prompter'mış'

Sen camdan okurken şunu düşündüm, 'Acaba dedim benim rakibim Erdoğan mı, prompter mı?' Türkiye'nin en büyük hatibi meğer prompter'mış. Bence şöyle yapsın, prompter bozulursa araya reklam alsın. Kılavuzu prompter olanın...

'Gel ekonomi tartışalım'

Bir önerim var. Meydanlarda diyor ki, 'Muharrem İnce ekonomiden anlamaz'. 'Çırak' diyor bana. Bay ekonomist ben de sana Ankara'dan sesleniyorum, madem ben anlamıyorum, sen de ekonomistsin, gerçi diplomanı henüz göremedik ama... Diyelim ki, ekonomistsin istediğin bir kanalda, yanına istediğin kadar danışman al, prompter'larını da al ben tek başıma geleceğim, gel ekonomi tartışalım. Ekonomi yoksa, dış politika o yoksa, sanayi, tarımı tartışalım. 'Eğitimi tartışalım' demiyorum, ona zaten gelemezsin. Çok ekonomi biliyor ya, 'bir faiz lobisi, dış mihraklar varmış, faizi, doları yükseltiyormuş'. Sana bir soru sevgili hemşerim Erdoğan; samanı bile euro ile alırsan o memlekette bereket olur mu? Köprüden geçme garantisi var, Deli Dumrul gibi. Şu anda hepiniz geçmeden köprülere para ödüyorsunuz. Şehir hastanelerine hasta garantisi var. Şehir hastanelerinin hepsi şehir dışında. 25 yıl kira ödemeye mecburuz. Artı şehir hastanelerinde yüzde 70 doluluk garantisi var. Hasta yoksa devlet parasını ödeyecek. Bu ne demek biliyor musunuz? Hasta olmaya mecbursunuz.

Neden 'bay ekonomist' dediğini açıkladı

Şimdi bay ekonomist... Niye bay ekonomist diyorum biliyor musunuz? Anlatayım. Adaylık sürecinde başarılar dilemek için kendisini ziyarete gittim. Bana dedi ki, 'Bay Kemal seni harcadı' dedi. 'Niye?' dedim. Sen 'CHP'ye Genel Başkan olacaktın, şimdi milletvekili de olamayacaksın, Genel Başkan da olamayacak, kenarda kalacaksın' dedi. Dedim ki, 'Sayın Erdoğan öyle değil. Sayın Kılıçdaroğlu birini harcadı ama beni değil, seni harcadı' dedim. 'Çünkü doğru söylüyorsun ben Genel Başkan olamadım ama Cumhurbaşkanı olacağım'. 

453 milyar dolar borcumuz var. İktidara geldiğinde 130 milyar dolar borcumuz vardı, yani 320 milyar dolar borcu Erdoğan yaptı. Bu borcun 1 yıllık faizi yılda 32 milyar dolar. Her yıl bu kadar faiz ödüyoruz. Dış ticaret açığımız 90 milyar dolar. 160 milyar dolar ihracatımız, 250 milyar dolar ithalatımız var. 55 milyar dolar cari açığımız var. Merkez Bankamızın rezervi 110 milyar dolar. Altın rezervi, döviz rezervi ve bankaların mevduatından gelen 65 milyar dolar. 320 milyar doları 15 yılda aldılar, bunu fabrikaya yatırmadılar, üretime dönüştürmediler. Bunu betona gömdüler.

'Sabahın 5'inde çocuğun evine polis gönderirsen o çocuk yaratıcı olamaz'

Türkiye'nin marka oluşturması, teknolojisi olması ve tasarım yapması lazım. Bu markayı gençlerle oluşturacağız. Marka özgür gençlerle olur. Tweet atmaktan korkan gençten marka çıkmaz. Beni eleştirdiler diye sabahın 5'inde çocuğun evine polis gönderirsen o çocuk yaratıcı olamaz.

'Projemiz 3B'

Türkiye'nin bu kuşatılmışlığından birlikte çıkacağız. 'Ne vadediyorsun insanlara?' Ne mi vadediyorum? Huzur vadediyorum. Projemiz 3B. Önce insanlarımızı birleştireceğiz. Dün Kars'ta, Van'da konuştum, bugün Ankara'da konuşuyorum. Akşamüstü Aydın'da konuşacağım. Yarın sabah Urfa'da, öğleden sonra Eskişehir'de konuşacağım. 'Edirne'den Hakkari'ye nasıl yetişiyorsun?' diyeceksiniz. Hani sizin yatırdığınız paralar var ya, onlarla uçak tutuyorum. Haberiniz olsun. Uçak ufak bir şey, 8 kişilik. Bir şey söyleyeyim mi? Acaip sallıyor, çok fena korkutuyor adamı. Hele yağmur falan varsa, taşlı yola 150 kilometreyle girmiş cip gibi, kafam tavana vuruyor. Ama yılmak yok yola devam. Yandaş medyaya bayılıyorum. 'Muharrem İnce özel jetiyle geziyor' diyor. Mübarek Cumhurbaşkanı devletin uçağıyla geziyor. Ben sizlerin verdiği parayla kiraladığım uçakla geziyorum.

'Binali Yıldırım benim bu seçimde moral kaynağım'

Şu Binali Yıldırım benim bu seçimde moral kaynağım. İnanın. Yorulduğum zaman getirin Binali Yıldırım'ın konuşmasını diyorum. 'Muharrem İnce TİKA'yı kapatacakmış' diyor. Emin olun TİKA'yı hiç ağzıma almadım.m Erdoğan bir başka gün çıkıyor, 'Köprüleri yıkacak' diyor. Bence kırdılar. Niye yapayım? Çok zor durumda olduklarını, morallerinin çok bozuk, canlarının çok sıkkın olduklarını biliyorum. Yakında 'İnce hastalığa tutulurlarsa şaşırmam'. 

'YSK'dakiler hele bir Ali Cengiz oyunu yapsınlar'

Sizden bir şey isteyeceğim. Seçim günü sandıklara sahip çıkmak sizin göreviniz ama YSK'ya sahip çıkmak benim görevim. Siz sandıkta çaldırmayın, ben YSK'nın önüne cübbeleriyle 50 bin avukatla gideceğim. O YSK'dakiler hele bir Ali Cengiz oyunu yapsınlar, eğer Türkiye'nin her sokağına onların fotoğrafını asmazsam ben de adam değilim. Sokağa çıkamazlar. Torunları 'Bu benim dedemdir' demez, 'tanımıyorum' der. Herkes görevini yapacak. Valiler... Hala devlette yurt sever insanlar var. Haber veriyorlar, 'Şurada vali toplantı yapıyor, Erdoğan'a oy istiyor' diyor. Adam sanki il başkanı, valiye bak. Böyleleri de var, hepsini takip ediyorum. Merak etmeyin kara kaplıya yazıyorum onları."

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık