13 Kasım 2018, Salı

Son dakika haberleri Türkiye'nin yeni kulvarında - kulvar.com.tr

Evlat edinme hizmetleri neden değiştiriliyor?

Sosyal hizmet uzmanı ve İstanbul Sosyal Hizmetler il müdürü olarak çok sayıda aileye evlatlık çocuk verdik. Korunmaya muhtaç çocuk kapsamında yuva ve yurtlara gelen (anne- babası olmayan, çeşitli gerekçelerle anne babasını kaybetmiş veya anne-baba tarafından terk edilen) çocuklar sosyal hizmet uzmanları tarafından evlat almak isteyen aileler titizlikle evde, iş yerinde günlerce incelenerek çocuklara sevgi, güven ve sıcak aile ortamını çocukların yüksek yararına en iyi şekilde sunacak kişilerin yanına yerleştirilmesi yapılmaktaydı. Çocuklar yerleştirildikleri aile yanında da sık sık kontrol edilerek çocukların herhangi bir şekilde ihmal ve istismara uğrayıp uğramadıkları da kontrol edilmektedir.

Sosyal hizmet uzmanı olarak katıldığım birçok TV programlarında sık sık yıllar önce yuvadan veya farklı şekilde evlatlık verilen kişilerin yıllar sonra gerçek anne-babalarını varsa kardeşlerini aradıklarına da tanık oldum. Uluslararası çocuk hakları sözleşmesi uyarınca çocukların yüksek yararının korunması konusunda Aile ve sosyal politikalar Bakanlığı tek yetkili kurumdur. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül SAYAN Kaya’nın evlat edinme yönetmeliği ile ilgili getirmiş olduğu değişiklik meslek örgütümüz olan sosyal hizmet uzmanları derneği ve sosyal hizmet uzmanı yetiştiren akademisyenler tarafından üzüntü ve endişe ile karşılanmıştır. İleride doğacak sıkıntı ve sorunların başta çocuklar olmak üzere aileleri ve duyarlı meslek elamanlarını sıkıntıya sokacağı düşüncesi ile kararın yeniden gözden geçirilmesinde yarar vardır. Bu konuda meslek örgütümüzün hazırlamış olduğu kamuoyu bildirisini olduğu gibi sunuyorum.

Kamuoyuna,

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül SAYAN KAYA’nın “Evlat edinmede 40 yaş sınırını kaldırıyoruz” şeklinde herkesin koşulsuz evlat edinebileceği izlenimi yaratan medyada yer alan ve yaklaşık altı aydır basında sıkça gündeme gelen haberlere ilişkin profesyonel uygulamaları bugüne kadar yapan Sosyal Hizmet Uzmanlarının meslek örgütü olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmayı sorumluluk kabul ediyoruz.

Evlat edinme, bir çocuğun sevgi ve güven içinde, değer görerek yaşamasını hak olarak gören ve çocuğun yüksek yararı ilkesini gözeten kapsamlı bir sosyal hizmet sürecinin sonrasında hukuksal sonucu olan bir hizmettir. Çocuğa verilen diğer hizmetlerden farklı kılan bu özelliği nedeniyle süreklidir ve geri dönüşü yoktur.

Bu nedenledir ki; olası riskleri ortadan kaldıracak tedbirleri alması beklenilen Bakanlığın, son dönemlerde evlat edinme hizmetine ilişkin olarak yaptığı açıklamaları ve çalışmaları kaygı ile izlemekteyiz.

2018 yılında yürürlükten kaldırılan Evlat Edinme Yönergesi, 1994 yılında hizmete ilişkin ihtiyaçtan yola çıkılarak yürürlüğe girmiştir. Bu dönemler, Kurumun sadece Devlet koruması altında bulunan çocuklarını evlat edinme hizmetinden yararlandırmaktan sorumlu olduğu kişilerin iki şahitle mahkemelere giderek evlat edinme işlemini gerçekleştirdiği, çocuk istismar ve satışına açık olan ve Ülkemizin bu anlamda cazibe merkezi olduğu dönemlerdir.  Yönerge; Uluslararası Sosyal Hizmetler Teşkilatı iş birliği ile gerçekleştirilen vakalarda özellikle evlat edinecek aileye ilişkin kriterlerin bulunmaması (ki üst yaş sınırının olmaması bunların en önemlilerinden biridir), ve hizmetin farklı meslek grupları tarafından yürütülmesi nedeniyle raporların geri gönderilmesi… gibi yaşanan sorunlar dikkate alınarak hizmetin belli bir standarda kavuşturulması ve işleyişte uygulama birliği sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir mevzuattır.

Sosyal hizmet uzmanlarınca Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) çatısı altında, çocuk odağında yapılan yılların deneyimine dayalı bu çalışmalar mahkemeler tarafından da görüldükçe kişilerarası evlat edinme dosyaları SHÇEK’e havale edilmeye başlanmıştır. 2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan revizyonunda SHÇEK tarafından çocuk odağında düzenlemelerin yer alması sağlanmıştır. Bu maddelerden en önemlileri Araştırma başlığı altında düzenlenen 316. Maddedir. Böylelikle evlat edinme hizmetinin sosyal hizmet boyutu Medeni Kanun’un evlat edinme hükümleri içinde yer almıştır. Bir diğeri ise 320. Madde ile “Aracı Kurum” yetkisinin düzenlenmesidir ki bu yetki Bakanlar Kurulu kararı ile SHÇEK’e verilmiştir (2009). 

Uluslararası evlat edinme vakaları ve özellikle doğrudan mahkemeler tarafından verilen evlat edinme kararları nedeniyle yaşanan sorunlar Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesine taraf olmayı kaçınılmaz hale getirmiş ve Ülkemiz tarafından imzalanan Sözleşme Kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir (2004). Sözleşme evlat edinme hizmetinin çocuğun yüksek yararı odağında, alanında uzman kişilerce yürütülmesini ve sistemin bu şekilde oluşturulmasını hüküm altına almaktadır. Bu nedenlerle; evlat edinme hizmetindeki vaka deneyimi ve 81 İl’de bu hizmetin alanında eğitim almış sosyal hizmet uzmanları tarafından belli bir standartta yürütülmesi de dikkate alınarak Dışişleri Bakanlığı tarafından Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu “Merkezi Makam “olarak atanmış ve Lahey’e bildirilmiştir.  Bilindiği gibi uluslararası sözleşmeler kanunların da üzerinde olan hukuk normlarıdır.

Birincil mevzuatlarla (Sözleşme ve Türk Medeni Kanun’u) yürütülen evlat edinme hizmeti yıllar içerisinde çocuk odağında yapılan düzenlemelerle belli bir standarda kavuşturulmuşken, Tüzüğü takiben hazırlanan, Evlat Edinme Yönetmelik Taslağı, 2009 yılından bu yana birden fazla kez Kurumların görüşüne sunulduğu ve her yönetim değişikliğinde sayısız komisyonlarda tartışıldığı halde bugüne kadar (9 yıl) yürürlüğe girmemiştir. İşleyişi düzenleyen Yönergenin de uygulamadan kaldırılması, ne yazık ki Yönetmelik Taslağında da çocuk odağından aile odağına kayan düzenlemeler yapıldığını göstermektedir.

Evlat edinme hizmeti ile bir insanın geleceği planlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini de yürütmekten sorumlu olan bir Bakanlığın çocuğun yüksek yararından uzaklaşan ve üst mevzuatlara uygun olmayan şekilde atılan bu adımları kaygı ile izlenmekteyiz. Odağına çocuğu almayan bir uygulama evlat edinilenin bugününü ve yarınını risk altına alabilecek durumlara zemin hazırlar. Evlat edinmede öncelik ailelerin çocuk edinme talepleri değil, çocukların güvenli ve sevgi dolu bir aileye kavuşturulmasıdır. Bu da tüm evlat edinme kriterlerinin bu çerçevede düzenlenmesinin önemini ortaya çıkarmaktadır.

Evlat edinme aileler ve kişiler için bir hak değil, hizmettir. Koşulların değerlendirilmesi ile kişiler, aileler evlat edinmektedir. Kişilerin talepleri çocuğun üstün yararının önüne geçemez. Devletin sorumluluğu korunma ve bakım altında olan ve hangi yaşta olursa olsun bir çocuğun geleceğini planlamak ve çocuk hakkında her türlü bakım ve koruma tedbiri almakla yetkili mahkemeler aracılığıyla çocukları sağlıklı ve güvenli ailelerin yanına yerleştirmektir. Bu hizmetin vicdani ve hukuki sorumluluğu da tam bu noktada öne çıkmaktadır.

Bakanlık söylemlerinde, evlat edinecek aileler seçilirken bir ebeveyn sorumluluğu içerisinde hareket edildiği sıkça dile getirilmektedir. Ebeveynlik demek çocuğunuzu birine saatlik olarak bile teslim ederken gözünüzün arkada kalmaması demektir. Şüphesiz ki evlat edinecek aileye ilişkin kriterleri kaldırarak bu sağlanamayacaktır.

Bakanlığın vaka deneyimlerinden bilineceği gibi bu çocuklar yetişkin olduğunda kendileri hakkında verilen kararları sorgulayacak ve ailelerin yetersizliğinden dolayı yaşayacakları sorunları Kurum aleyhine yargıya taşıyacaklardır. Uygulayıcıları ise dayanaktan yoksun olacakları için çeşitli kaygılarla kendilerini baskı altında hissedeceklerinden verecekleri sağlıksız kararlarla çocuğun yüksek yararı odağından uzaklaşacaklardır. En önemlisi yargıya intikal eden itilaflı vakalarda Bakanlık Yönergenin uygulamadan kaldırılması ile dayanaksız bırakılmıştır. İleri yaştaki kişilerde artık bebek evlat edineceğinden, çocuklar erken yaşta ebeveynsiz kalacak, çocuğun ergenlik sorunları ile evlat edinenin yaşlılık sorunları çatışacağından, cana kasta kadar gidebilen ciddi çatışmalar yaşanacak, çocuklar ergenlik döneminde tekrar korunmaya muhtaç hale gelecektir. Büyük yaş grubu çocukların ise artık evlat edinilemeyeceği ve bebek grubunda sırada bekleyen ailelerin sırada bekleme sürelerinin katlanarak artacağı ve Bakanlığın üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturulacağı gerçeği ise tüm bunların yanında çok daha hafif sorunlar olarak kalmaktadır.

Evlat Edinme Yönergesinin kaldırılması ile hizmet uygulamada hizmeti ciddi risklere açık hale getirilmiştir.

Tüm bu şartlar altında evlat edinme hizmetinde, çocuğun geleceğine ilişkin olası riskleri en aza indirgeyecek, yüksek yararı, sevgi ve güven duyabileceği bir aileye kavuşturulması en temel dayanak olmalıdır

Evlat edinme kriterlerinin bu amaca hizmet etmesi yönünde mevzuat düzenlenirken bilimsel dayanakları sağlam olmalı ve bu alanda hizmet verebilecek deneyime ve ehliyete sahip bir meslek olan sosyal hizmet mesleği araştırma, inceleme, karar verme ve uygulama sürecinde mutlaka yer almalı ve bu süreci yöneten koordine eden olmalıdır.

ASPB bünyesinde yapıldığı açıklanan yasal düzenlemelerde meslek derneğimizin ve sosyal hizmet uzmanı/sosyal çalışmacı yetiştiren akademisyenlerin, uygulamada alanında Uzman Sosyal Hizmet Uzmanlarının görüşleri alınarak evlat edinme hizmetlerinin çocuk odaklı ve uygun ebeveyn seçimleri ile daha nitelikli hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Belirtilen nedenlerle; Bakanlığın vitrini durumunda olan evlat edinme hizmetinde yıllar içerisinde yakalanan ivmeyi daha ileri götürmek için Medeni Kanunla kendisine verilen “Aracı Kurum” yetkisi ile ve Lahey Sözleşmesi ile verilen “Merkezi Makam “yetki ve sorumluğunun bilincinde olarak “çocuğun yüksek yararı odağında” çalışmalar yapılmasının çok daha yararlı olacağı düşünülmektedir. MAYIS 2018.

                                                                                                                                  SHUDER GMYK

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık