Kulvar Haber

Annenin Olmayışı ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Etkisi

Annenin Olmayışı ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Etkisi
14 views
20 Mart 2019 - 13:24

Anne, çocuğun; ilk öğretmeni, ilk doktoru, ilk aşkı kısacası ilk dünyasıdır. Her ne kadar çocuğun genlerinin soydan geldiği söylense de çocuk babasının ve annesinin birçok özelliğini taşır. Annenin çocuk psikolojisi üzerindeki etkisi ise çok daha büyüktür.

Annenin Olmaması ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Etkileri
Annenin Olmaması ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Etkileri

Annenin beslenmesi, soluduğu hava ve ruhsal durumu gebelik döneminde bebeğe yansır. Gebelikte bebek, annenin bir parçasıdır.

Bebek anne karnında ki gelişmesi için gerekli olan her şeyi annesinin vücudundan karşılar. Bebeğin, sesini ve kokusunu ilk tanıdığı kişide annesidir. Doğumla beraber anne ve bebek duygusal ve fizyolojik bir bağ ile birbirlerine bağlıdır.

Bu bağlar zamanla gelişerek ve değişerek büyür. Bebekler doğduğu andan itibaren annesinin vücut ısısına, kokusuna ihtiyaç duyarak anneleri tarafından sevilip ilgi görmek isterler.

Annenin önemi ve yeri çocuğun hayatındaki her dönemde önemlidir. Annenin olmayışı çocuğun hayatında ve psikolojisinde derin boşluklar oluşturur.

Annenin Olmayışı ve Çocuk Psikolojisi Üzerine Etkisi

Annenin olmayışı her çocuğu farlı etkiler. Bu etkiler yaş grubuna göre değişiklik gösterir. Çocuğun annesinden ayrıldığı yaş ne kadar küçük ise olumsuz etkilenme ihtimali de o kadar yüksektir. Küçük yaşta yetimhaneye bırakılan çocuklardaki problemler buna örnektir.

Fiziksel şartları yeterli olmasına rağmen akranlarına göre gelişimleri daha yavaş ve geridedir. Çocuğun psikolojinde ki anne sevgisi ihtiyacı fiziksel ve sosyal gelişim yetersizliğine sebep olur.

Annesinden Ayrılmak Zorunda Kalan Çocuk

Annesi Olmayan Çocuk Psikolojisi
Annesi Olmayan Çocuk Psikolojisi

Bebekler dünyaya gelirken annesinin sesini ve kokusunu ayırt edebilirler. Annesinin kokusu, sesi dokunuşu bebeğe huzur vererek sakinleştirir. İlk 6 aydan sonra aniden annesinden ayrılan bebekler annelerinin olmadığını hissederler.

Bebeklerde anne ayrılığının ilk zamanlarında yatıştırılamayan sürekli ağlamalar görülür. Bu durum 2-3 hafta sürer, protesto dönemi denilen bu dönemde susan bebeğin yanına yaklaşıldığında tekrar ağlama nöbetleri başlar.

Daha sonra depresyon dönemi başlar. Depresyon dönemi, iştahta azalmalar, çocukta durgunlaşmalar ile başlar ardından çocukta bu süreçte küskün ve üzüntülü haller görülür. Yaklaşık iki aydan sonra çevreye karşı ilgisizleşen çocuk da duygusal tepkiler gözle görülür bir şekilde yavaşlar.

Bu dönem bir nevi depresyon belirtilerinin görüldüğü sıkı takip edilmesi gereken bir dönemdir.

Bu döneme psikolojide içe kapanış, kendi içinde sosyal soyutlanma da denilmektedir. Anne ve çocuk bu şekilde birbirinden kopuk bir m ederlerse çocukta hospitalizm halk ağzında yuva hastalığı da denilen sendromlar oluşabilir.

Anne ilişkilerinden uzak kalan çocuklarda gelişim normal çocuklara göre daha yavaş olur. Konuşma da yaşıtlarına göre geri kalma, yürüme gibi motor fonksiyonlarda yetersizlik, çevre ile uyumsuzluk, umutsuzluk, özgüven eksikliği, içe kapanıklık, mutsuzluk, durgun zeka problemleri başlar.

Anne Yoksunluğu

Annenin olmayışının sürekli olduğu duruma anne yoksunluğu denir. Doğumun hemen ardından ya da kısa süre sonra annesinden ayrılan bebeklerde gelişim bozuklukları görülür. Anne yoksunluğu çeken çocukta;

  • Çevreye ilgisizlik
  • Tepki verme gecikmeleri
  • Baş sallama
  • Başını sert zeminlere vurma
  • Yerinde sallanma
  • Boş bakışlar
  • Geç yürüme
  • Geç konuşma
  • Tuvalet eğitiminde gecikme

Durumları görülür. Bu gibi durumlara yuva veya kurum hastalığı (hospitalizm) denilmektedir. Bebeğin gelişiminde beslenmesi kadar önemli olan bir diğer ihtiyaç da

  • Annesi tarafından ilgilenilme
  • Kucağa alma
  • Sevme
  • Okşama
  • Konuşup gülme gibi

Sosyal davranışların yeterince sağlanamadığı durumlarda bu tür psikolojik ve davranışsal bozukluklar ortaya çıkar.

Anne Yoksunluğunda Görülen Hastalıkların İlerleyen Yaşlara Etkisi

Belirgin olarak görülen davranışlar çevreye karşı ilgisizlik ve umursamazlıktır. Ayrıca kolay arkadaşlık kuramazlar ve çekingendirler. Düşünce kabiliyetleri, hayal dünyaları sınırlıdır. Zekâ yapıları donuktur. Duygusal olaylara karşı tepkisizlik ve hissizlik gösterirler. Olaylara ve insanlara karşı kuşkulu ve saldırgan olurlar. Çalarak sahip olma, okula ve derslere ilgisizlik gibi davranış bozuklukları sık görülür.

Anne Yoksunluğunda Görülebilecek Psikolojik Rahatsızlıklara Karşı Tedbir Almak

Annesi olmayan çocuğa karşı dikkatli davranılmalıdır. Çocuğun yaşayacağı alan bilinçli bir şekilde hazırlanmalıdır. Artık hayatını annesiz devam ettirecek olan çocuğun yaşantısında mümkünse fazla değişiklik yapılmamalı, alışık olduğu düzen sürdürülmelidir.

Çocuk annesinden sonra en çok kiminle zaman geçiriyorsa, annesinden ayrı kaldıktan sonra da yine o kişiyle zaman geçirmelidir. Hiç tanımadığı birinin çocukla ilgilenmesi yerine sık gördüğü birisiyle bu zorlu süreci atlatması sağlanmalıdır.