Kulvar Haber

Camide müzik provokasyonuna sert tepki: Alçaklar

Camide müzik provokasyonuna sert tepki: Alçaklar
0 views
22 Mayıs 2020 - 22:14

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunların hayallerinde minarelerden başka bir ses duymak var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “15 Temmuz gecesi sela okunan camilere saldıran, vatan düşmanı müsteli zihniyet aklınca rövanş alıyor. Bunların hayallerinde cami minarelerinden ezan yerine başka bir ses duymak vardır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti il başkanları, il kadın kolları başkanları, il gençlik kolları başkanları, büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları ve il genel meclis başkanlarının video konferansla katılımıyla 137. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı yapıldı.

Türkiye genelinde 90 nokta ve 378 kişi ile yapılan en geniş katılımlı video konferans olma özelliği taşıyan toplantıya Tarabya’daki Huber Köşkü’nden bağlanan Erdoğan, dünyanın tamamı gibi Türkiye’yi de etkileyen koronavirüs salgınının büyük ölçüde kontrol altına alındığını söyledi.

Salgının gerilemesiyle birlikte normalleşme takviminin de işlemeye başladığını hatırlatan Erdoğan, veriler olumlu yönde seyrettikçe bu adımlara yenilerini eklemeye devam edeceklerini dile getirdi.

“Hiçbir vatandaşımızı mağdur etmedik”

Erdoğan, henüz faaliyete geçmemiş iş yerleri ve sosyal alanlarla ilgili kararın da gelişmelere göre bayram sonrası verileceğini belirterek, “Türkiye bu süreçte sağlık konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olarak takdir toplamıştır. Genel sağlık sigortamızın kapsayıcılığı sayesinde hiçbir vatandaşımızı mağdur etmedik. Hastanelerimizin, sağlık personelimizin, ilaç ve araç gereç ihtiyacımızın yeterliliğiyle de en küçük bir eksikliğe, aksaklığa meydan vermedik.” diye konuştu.

Dünyanın pek çok yerinde yaşanan üzüntü verici görüntülerin hiç birinin Türkiye’de yaşanmadığını dile getiren Erdoğan, bakanlıklar ve tüm kurumların salgın sürecinin yönetilmesinde büyük gayret gösterdiğini, tarihi başarılara imza attığını aktardı.

“En küçük bir ihmal salgının yeniden hortlamasına yol açabilir”

Erdoğan, ülkede ve tüm dünyada alınan tedbirlerin yol açtığı ekonomik, sosyal ve insani sıkıntıların giderilmesi konusunda da başarılı bir süreç yönetimi gösterildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Ekonominin çarklarının işlemesini ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan, diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Her fırsatta tekrar ettiğim gibi ülkemizde ve dünyada bir müddet daha günlük hayat yeni kurallara göre işlemek durumundadır.

Maske kullanımı, fiziki mesafe, temizlik kurallarına riayet diye özetleyebileceğimiz yeni bir düzene geçiyoruz. Türkiye olarak sadece bizim kendi sınırlarımız içinde bu salgını yenmemiz yetmiyor. Yakın çevremiz başta olmak üzere dünyanın tamamında salgın etkisiz hale gelecek ki hep birlikte rahat bir nefes alabilelim. O gün gelene kadar teyakkuz halinde olmayı sürdüreceğiz. En küçük bir ihmal salgının yeniden hortlamasına yol açabilir.

Böyle bir durumun ne derece ağır ekonomik ve sosyal sonuçlara neden olabileceğini son iki ayda yaşadıklarımız açıkça göstermiştir. Sizlerden illerinizde maske, mesafe, temizlik konusundaki uygulamanın tavizsiz yürütülmesini takip etmenizi istiyorum. Gördüğünüz eksiklikleri, aksaklıkları, ilgili kurumlar nezdinde gündeme getirerek derhal tedbir alınmasını sağlamalısınız.”

“Verdiğimiz destekler sayesinde herkesin yıl sonuna kadar önünü görebilmesini sağladık”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar salgının önüne geçilmesi noktasında gösterilen hassasiyeti bundan sonra da sürdürmekte kararlı olduklarını belirterek, siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden şekillenecek dünyada hedeflenen konuma gelerek, yapılan fedakarlıkların karşılığının alınacağına inandığını söyledi.

Yaşanılan her büyük sıkıntı gibi salgın sürecinin de bir imtihan olduğunun bilinciyle çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, bu imtihandan da yüz akıyla çıkmak için tüm imkanları seferber ederek var güçle gayret gösterildiğini anlattı.

Erdoğan, milletin her kesiminin ihtiyaçlarına yönelik ayrı çözümler üreterek yaşanılan dönemin menfi etkilerini mümkün olduğu ölçüde azaltmaya, dağıtmaya çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugüne kadar 5,5 milyon dar gelirli vatandaşımıza verdiğimiz biner lira karşılıksız nakit desteği ile insanlarımıza sahipsiz olmadıklarını gösterdik. Sanayicimize, esnafımıza, çiftçimize, çalışanlarımıza verdiğimiz destekler sayesinde herkesin yıl sonuna kadar önünü görebilmesini sağladık. Gönlü ve kafası kör düşmanlıkla kararmamış olan herkes ne yaptığımızı ve ne amaçladığımızı gayet işi biliyor, görüyor, takdirini de her fırsatta ifade ediyor.”

İzmir’den cami hoparlörlerinden müzik yayını yapılması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefeti eleştirerek, şunları kaydetti:

“Buna karşılık ülkenin önüne takoz olmayı, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti haline getiren CHP yine o bildiğimiz çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. Ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya, morale en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde CHP’nin her aktörü başka bir cephede bozgunculuk, fitne, fesat peşinde koşuyor. İzmir’de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor. 

15 Temmuz gecesi de sela okunan camilere saldırıp imamları darbeden ezan, bayrak, vatan düşmanı müstevli zihniyet aklınca rövanş alıyor. Bunların hayallerinde cami minarelerinden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. Bunu biliyoruz. Şundan emin olsunlar ki bu milletin son ferdinin, son damla kanı da toprağı ıslatmadan o hayallerine kavuşamayacaklardır.”

“Bunları rahatsız etmeyi daha çok sürdüreceğiz”

Erdoğan, konuşmasında İstiklal Marşı’nın “Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli / Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli / Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli / Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” dizelerini okudu.

Bunun böyle devam edeceğini dile getiren Erdoğan, “Böyle geldi, bundan sonra da inşallah aynı şekilde devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, herkesin gıptayla takip ettiği sağlık altyapısını geliştirdiklerini, birilerinin yine çıkıp hazımsızlığını ifşa ettiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Hem bu salgın dönemindeki muhtemel ihtiyaçları karşılamak hem de sağlık sistemimize kalıcı katkı sağlamak amacıyla yaptığımız hastanelere çamur atıyorlar. Suriye’deki, Libya’daki harekatlarımıza yöneltilen eleştirilerin gerisinde, Türkiye’nin yükselişinden duyulan rahatsızlık olduğunu da biliyoruz. Hiç kusura bakmasınlar, ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceği için bunları rahatsız etmeyi daha çok sürdüreceğiz. Yıllardır ağızlarından köpükler saçarak, kalemlerinden kan damlatarak bize saldıranların hepsinin de foyaları birer birer ortaya dökülüyor.

Meğer bunların hepsi de bize yönelttikleri ithamların çok daha beterini kendileri bilfiil istiyorlarmış. Bu ülkenin, bu halkın ortak değerlerini yaptıkları hırsızlıkları örtmek için bir kalkan gibi kullanarak, istismar ettiklerini artık herkes görüyor. Tabii bunların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Hukukun konusu olan işleri yargı, idarenin konusu olan işleri ilgili kurumlar takip edecek. Hükümet olarak biz programımızı, planlarımızı, projelerimizi hayata geçirmek için çalışacağız. Sizler de iktidar partisi adına tüm bu süreçlerin hakkıyla yürütülüp, yürütülmediğini gözetecek, eksiklikleri tespit edip bize bildireceksiniz.”

“18 yılda Türkiye’ye çağ atlattık”

Erdoğan, bu anlayışla 18 yılda Türkiye’ye çağ atlattıklarını ifade ederek, hep birlikte ülkeyi 2023 hedeflerine ulaştırdıklarını da göreceklerini ifade eden Erdoğan, “CHP’nin başındaki zatın hezeyanlarına cevap vermek zorunda kalma hususundaki ızdırabımı çok iyi biliyorsunuz. Şu mübarek günde de aynı ızdıraba maruz kalma pahasına, geçtiğimiz günlerde dile getirdiği ‘buhran’ ithamına değinmek istiyorum. Türkiye için buhran yabancı bir kavram değildir. Bu ülke geçmişte CHP dönemlerinde, halkına verecek yeterli ekmek bulamadığı için, ekmeği karneyle dağıtma buhranını yaşamıştır. Yaşatan kimdir? CHP.” diye konuştu.

“Bu ülke geçmişte nice baskı ve zulüm buhranı yaşamıştır”

Ülkenin geçmişte, savunma sanayisinin temel kurumlarının kapılarının bilinçli bir şekilde kapatılması buhranını yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yaşatan kimdir? CHP. Bu ülke geçmişte demokrasiyi açık oy, gizli tasnif olarak gören faşist kafanın yol açtığı nice baskı ve zulüm buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? CHP. Bu ülke geçmişte yağdan gaza, pirinçten benzine kadar tüm temel gıda maddelerin yokluğundan kaynaklanan kuyruklar buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? CHP. Bu ülke geçmişte hastane kapılarında yığılan insanlarının muayene olacak doktor, tetkik yaptıracak cihaz, şifa için alacak ilaç bulamama buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? Başta Bay Kemal ve CHP. Bu ülke geçmişte evlatlarını gönderecek yeterli yüksek öğrenim kurumu bulamama, oraya kadar gelebilen kız çocuklarının da başörtüsünden dolayı içeri alınmama buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? CHP. Bu ülke geçmişte darbe, cunta, ara dönem özlemcilerin yol açtığı pek çok buhran yaşamıştır. Peki hepsinin arkasında olan kim? CHP. Bu örnekleri saatlerce saymak mümkündür.”

“Küresel bir kriz sadece ülkeye mahsus gibi gösterilmeye çalışıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte böylesine buhran örnekleriyle dolu bir partinin bugün yüzü hiç kızarmadan hükümetimizi eleştirmeye kalkmasını herkes gibi biz de acı bir gülümsemeyle karşıladık.” dedi.

Küresel bir krizi sadece Türkiye’ye mahsus gibi göstermeye çalışarak, gerçeği karartma teşebbüsünde bulunmalarının da ayrı bir idrak sapması olduğunu aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

“Halbuki salgın döneminde dünya çapında 5 milyar insan evde kalırken 2,7 milyar insan da çalışmaya ara vermiştir. Salgın başladığında ülkemizde belli bir kesimin ve özellikle CHP kanadının garip bir heyecana kapıldığını herkes gibi sizler de fark etmişsinizdir. Bunların hesabına göre salgın ülkemizi kasıp kavuracak, tüm fabrikalar kapanacak, toprak işlenmeyecek, istihdam çökecek, ekonomi yerle yeksan olacak, millet isyan edecekti. Böylece hükümet yıkılacak, meydan da kendilerine kalacaktı. Ülkenin ve milletin felaketinden kendilerine iktidar çıkarma hevesi, krizi fırsata çevirme heyecanı bir kez daha tüm benliklerini kaplamıştı. Tabii yine hüsrana uğradılar. Rabb’imin yardımı ve milletimizin desteğiyle bu salgın krizini en az hasarla geride bırakıyoruz.”