Küreselleşme Nedir? Küreselleşmenin Etkileri Nelerdir? Küreselleşme; uluslararası ticaret ve yatırımın yönlendirdiği, bilgi teknolojisinin desteği ile farklı uluslardan insanlar, şirketler ve hükumetler arasında bir etkileşim ve bütünleşme sürecidir. Bu süreç çevre, kültür, politik sistemler, ekonomik gelişme, refah ve dünya genelinde insan gelişimi üzerinde etkilidir.

Küreselleşme Kavramının Başlangıcı!

Küreselleşme Nedir? Küreselleşmenin Etkileri Nelerdir?
Küreselleşme Nedir? Küreselleşmenin Etkileri Nelerdir?

Binlerce yıl önce insanlar ve daha sonra şirketler, Orta Asya’da Çin ve Avrupa’yı birbirine bağlayan ünlü İpek Yolu’nu kullanarak uzak mesafelerdeki topraklarda birbirleri ile ticaret yaptılar.

Aynı şekilde, yüzyıllar boyunca insanlar ve şirketler diğer ülkelerdeki işletmelere yatırım yaptılar. Aslında, mevcut küreselleşme dalgasının özelliklerinin çoğu, 1914’te Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki atılımlar ile şekil bulmuştur.

Ancak son yıllardaki politika ve teknolojik gelişmeler, sınır ötesi ticaret, yatırım ve göç artışlarına neden oldu. Pek çok gözlemci dünyanın ekonomik gelişiminde niteliksel olarak yeni bir aşamaya girdiğine inanıyor.

Örneğin, 1950’den bu yana, dünya ticaret hacmi 20 kat arttı ve yalnızca 1997’den 1999’a kadar dış yatırım akımları neredeyse iki katına, 468 milyar dolardan 827 milyar dolara çıktı. Bu küreselleşme dalgasını öncekilerden ayıran yazar Thomas Friedman, bugün küreselleşmenin “daha ​​uzak, daha hızlı, daha ucuz ve daha derin” olduğunu söyler.

Küreselleşme Dalgasında İthalat ve İhracat Etkileri

Şu anki küreselleşme dalgası, ekonomileri yurt içine ve yurt dışına açan politikalar tarafından yönlendiriliyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana geçen yıllarda ve özellikle son yirmi yıl boyunca, birçok hükümet serbest piyasa ekonomik sistemlerini benimsemiş, kendi üretim potansiyellerini büyük ölçüde arttırmış, uluslararası ticaret ve yatırım için sayısız yeni fırsatlar yaratmıştır.

Hükümetler ayrıca ticaretin önündeki engellerin azaltılmasında önemli bir etken oldu ve mal, hizmet, yatırım ticaretini geliştirmek için uluslararası anlaşmalar yaptılar. Dış pazarlardaki yeni fırsatlardan faydalanan şirketler, yabancı fabrikalar inşa etmiş ve yabancı ortaklarla üretim ve pazarlama düzenlemeleri oluşturmuşlardır.

Bu nedenle, küreselleşme kavramının tanımlayıcı bir özelliği, uluslararası endüstriyel ve finansal işletme yapısıdır.

Küreselleşmede Teknolojinin Etkileri

Teknoloji, küreselleşme kavramında diğer ana itici güç olmuştur. Bilhassa bilgi teknolojisi ile ilgili gelişmeler, ekonomik yaşamı büyük ölçüde değiştirdi.

Bilgi teknolojileri, dünyadaki ekonomik trendlerin daha hızlı ve bilinçli analizleri, varlıkların kolay aktarılması ve uzak ortaklıklar dahil olmak üzere ekonomik fırsatları tanımlamak ve takip etmek için yeni birçok araç sağladı.

Bununla birlikte, küreselleşme derinlemesine tartışmalıdır. Küreselleşmenin savunucuları, yoksul ülkelerin ve vatandaşlarının ekonomik olarak gelişmesini ve yaşam standartlarını yükseltmelerini sağladığını savunur.

Bunun yanında küreselleşmenin karşıtları; serbest bir uluslararası pazar yaratılmasının yerel şirketler, yerel kültürler ve sıradan insanlar pahasına çokuluslu şirketlere fayda sağladığını iddia ederler.

Bu nedenle, küreselleşmeye karşı direnç hem popüler hale gelmiş hem de hükümet seviyesinde halklar ve hükümetlerin küreselleşme akımını oluşturan sermaye, emek, mallar ve fikirlerin akışını yönetmeye çalışmasıyla oluşmuştur.

Küreselleşmeyle ilgili faydalar ve maliyetler arasındaki doğru dengeyi bulmak için, tüm ulusların vatandaşlarının küreselleşmenin nasıl işleğini ve kendilerini ve toplumlarını karşı karşıya bıraktığı politikaları anlamaları gerekir.

Küreselleşmenin Etkileri

Küreselleşme, her bir ülkeyi karşılaştırmalı üstünlük olarak bilinen en az miktarda kaynak kullanarak en iyi ürettiği alanda uzmanlaşmaya teşvik eder. Bu konsept, üretimi daha verimli hale getirir, ekonomik büyüme trendinin artışını teşvik eder, mal ve hizmet fiyatlarını düşürür. Bu da mal ve hizmetin özellikle düşük gelirli haneler için az maliyetli olmasını sağlar.

Daha büyük pazarlar, şirketlerin daha fazla müşteriye ulaşmak, fabrikalar inşa etmek ya da araştırma yapmak gibi sabit maliyetlerinden daha yüksek getiri elde etmelerini sağlar.

Yurtdışından gelen rekabet, ABD firmalarını ürünlerini geliştirmeye zorlamaktadır. Tüketiciler bu sayede daha iyi ürünlere ve daha fazla seçeneğe sahiptirler. Genişletilmiş ticaret, teknoloji, inovasyon ve fikir iletişiminin yayılmasını teşvik etmektedir. Piyasa liderlerinin en iyi fikirlerinin de daha kolay yayılmasına sebep olmaktadır.

Küreselleşme yeni iş fırsatlarını desteklemekte, aynı zamanda iş yerinden atılmaya da sebep olabilmektedir. İş sayıları temel olarak federal rezerv ve mali politikalar tarafından yönlendirildiği için ekonomideki toplam pozisyon sayısını önemli ölçüde değiştirmez.

Birçok işçi daha düşük kazançlar ile karşı karşıya kalıyor ya da işgücünden ayrılıyor. Yerini başka bir işçinin almasından daha büyük faktörler ise, otomatik makineler ve yapay zeka gibi işgücü tasarrufu sağlayan teknolojilerdir.

Özellikle ihracat, bilgisayar ve kimyasallar gibi yüksek teknoloji alanlarında ve özellikle finans ve gayrimenkul gibi ticari hizmetlerde olmak üzere diğer yüksek vasıflı işlerde daha iyi ödeme yapan pozisyonlar açıldı.

Küreselleşme, dünyanın en fakir ve zenginleri arasındaki eşitsizliği, 1990’dan bu yana yarı yarıya azaltmaya yardımcı oldu.

Ancak, Amerika Birleşik Devletleri dahil birçok ülkede eşitsizlik artmaktadır. Bilimsel çalışmalardan oluşan bir fikir birliği, küreselleşmenin ABD’de ücret eşitsizliğinin artmasına marjinal olarak katkıda bulunduğunu ve bu faktörü yüzde 10 ila 20’ye arttırdığını gösteriyor.

Artan eşitsizliğe getirilen açıklama ise, teknolojinin bazı düşük ve orta ücretli işçilere olan talebi azalttığı ve yüksek vasıflı, daha yüksek ücretli işçilere olan talebi arttırdığı yönünde. Küreselleşmeye maruz kalan ülkeler vergi ve refah sistemleriyle eşitsizliğin önüne bir nebze de olsa geçmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here