Kulvar Haber

Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’la tokalaştı

Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’la tokalaştı
10 views
17 Nisan 2019 - 15:59

Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 26. Ölüm yıldönümünde karşılaşan Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım tokalaştı. İmamoğlu, “Kendisi biraz daha duraksasaydı, kucaklardım açık söyleyeyim” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal 26. ölüm yıldönümünde kabri başında anıldı. Devlet törenine davet edilmeyen İmamoğlu, anıtmezara girişinde, seçimlerdeki rakibi Binali Yıldırım ile tokalaştı.

“BİRAZ DAHA DURAKSASA KUCAKLARDIM”

İmamoğlu, Yıldırım ile karşılaşma anını gazetecilere şöyle aktardı:

“Aslında ben, yürüdüğünü görünce arabamdan indim ve ‘Merhaba’ deme ihtiyacı hissettim. Biraz daha duraksasaydı, kucaklardım da açık söyleyeyim. Çünkü milletin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Ben, devlet törenine davet almadım. Alsaydım gelirdim. Nereye davet alırsam oraya giderim. Sayın Yıldırım olacakmış, Sayın Cumhurbaşkanı olacakmış, hiç umursamam. Herkesin göreve gelişini, seçilişini saygıyla karşılarım. Onlar kucaklamasa, ben kucaklarım. Kucaklamada iyiyim yani. Hiç kimse kaçamaz kucaklayışımdan.”

İMAMOĞLU, ANITMEZARA BABASI İLE BİRLİKTE GELDİ

Cumhurbaşkanı Turgut Özal için İstanbul Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törene katılan AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, törenden ayrılırken resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu mezara geldi. İmamoğlu’na babası Hasan İmamoğlu ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün de eşlik etti. İmamoğlu, vatandaşları yoğun ilgisi altında anıtmezara ulaştı. İmamoğlu, Özal Ailesi’ne taziyelerini bildirip, dua ettikten sonra, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“FARKLI BİR BAKIŞ AÇIŞ VARDI”

Ziyaretin ardından basına açıklama yapan Ekrem İmamoğlu, “26 yıl önce kaybettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı anmaya geldik. Manevi huzurunda dua ettik. Babam, siyaset döneminde Özal’la birlikte siyaset yapmış bir kişiydi. Ben de 12-13 yaşlarında o günleri yaşamış birisiyim. Kısmet oldu, böyle bir gün çalışırken inşaatımızda bir seçim döneminde, koşarak konvoyun önünde durdum. Konvoy durdu, horonu oynamaya başlayınca karşı karşıya geldik. İlk karşılaşmamız öyle olmuştu.”

“Trabzon’un sahilinde, bir yolda yüz yüze gelmiştik, hatırlıyorum. Ruhu şad olsun. Rahmetli Özal, 12 Eylül sonrasında yeniden göreve gelme sürecinde mücadele etmiş birisi. Dünyaya farklı bir bakış açış vardı. 12 Eylül sonrasında, yeniden seçimle göreve gelme sürecinde, farklı dirençlerle mücadele etmiş birisi. O dönemin sürecine baktığımızda, tarif şöyleydi: 4 tarafı düşmanla çevrili, bütün komşularıyla sıkıntılı bir tarif söz konusuydu” dedi.

“BİZ DOĞRULARLA BU ÜLKEYE YÖN VERMEK ZORUNDAYIZ”

“Rahmetli Özal siyasetin paradigmalarını, kurallarını değiştiren farklı bir boyut kattı” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin sıkışıp kalmış ortamlarından sıyrılma mücadelesi verdi. Bugüne baktığımızda aslında ne yazık ki bazı benzer şeyler yaşıyoruz. Nedir onlar? Herkes düşmanımız. Türkiye’nin içinde milyonlarca vatan haini var. Sanki terör bu ülkenin kaderiymiş gibi. Bu anlayışla hareket etme süreci yaşanıyor. Türkiye’nin soluk alması lazım. Bugünkü anlayışın süreci bu şekilde sıkıştırması, ülkeyi köşeye sıkıştırması üzücü.”

“Ben, rahmetli Özal’ın manevi huzurunda bunu hatırlatmak istiyorum. ‘Menderes’in ve Özal’ın temsilcisiyiz’ diyorlar. Kabul etmiyorum, böyle bir ruh yok. Rahmetli Menderes de ”Söz milletindir” diyen bir başbakanlık yaptı. Herkesin hataları, yanlışları, doğruları olabilir ama biz, doğrularla yol yürümek zorundayız. Biz, geçmişteki yanlışlarla değil, doğrularla bu ülkeye yön vermek zorundayız.”

“SÜRECİN NETLEŞMESİNİ DİLİYORUZ”

Bugün, bazı vesayetler üzerinden, kurumlara yön vererek karar aldırma çabası olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Millete yüzünü dönmeyip, bir odada, ‘Bavulların içinden tavşan çıkararak ne yaparız’ anlayışıyla milletin iradesini baskı altına alma mücadelesini görüyoruz. Bu üzücü. Canımızı sıkıyor. Sürecin netleşmesini diliyoruz. Ben kendimi, yaşadıklarımı, toplumun bu süreçteki karar alma mekanizmasını, ‘Söz milletindir’, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ anlayışıyla ve Hakimiyet-i Milliye ruhuyla, ben kendimi, hem 16 milyon insanın hem de Türkiye’deki 82 milyon vatansever vatandaşımızın vicdanına emanet etmiş durumdayım. Biz, iyilerle, doğrularla geleceğe bakmaz zorunda, geçmişten ders çıkararak, geleceğe daha düzgün bir demokrasi ortamını yaratarak yol yürümeyi hedef şekline getirmeliyiz” diye konuştu.

HABER-ÖZLEM YILMAZ