Kulvar Haber

Feyzioğlu’ndan baro açıklaması: Kabul edilemez kırmızı çizgidir

Feyzioğlu’ndan baro açıklaması: Kabul edilemez kırmızı çizgidir
6 views
08 Mayıs 2020 - 22:54

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu’ndaki değişiklik çalışmalarıyla ilgili “Çoklu baro, alternatif baro, barolara kayıt zorunluluğunun kaldırılması, bunlar hiç kimse için kabul edilemez, kırmızı çizgidir” ifadesini kullandı.

TBB Başkanı Feyzioğlu, baro seçimleriyle ilgili yapıldığı belirtilen düzenlemeye ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Avukatlık Kanunu’nda bazı değişikliklerin yapılmasına ilişkin süreci, tartışmaları yakından izlediklerini söyleyen Feyzioğlu, konu hakkında bilgisi olan ve sürecin içinde bulunan milletvekilleri ile çok yakın görüşme içinde olduğunu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile de sürekli görüştüğünü kaydetti.

Feyzioğlu, daha önce sosyal medyada dolaştan taslakla ilgili, ‘böyle güncel ve gündemde bir taslak yok’ şeklinde açıklama yaptığını, Adalet Bakanı Gül’ün de aynı yönde açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı.

“Baroları zayıflatmak amacı var” eleştirileri

Feyzioğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: Gerçekten de öyle bir taslak ne gündemdedir ne günceldir. Ancak farklı bir çalışma şu anda Meclis’te gayriresmi olarak yürümektedir. Meclis çalışmaya başladığında da anladığım kadarıyla teklife dönüşecektir. Yaptığım çok yoğun görüşmelere, istişarelere ve irtibatlara dayanarak söylüyorum, çalışmanın amacının baroları zayıflatmak olmadığı, altı çizilerek görüştüğüm her sayın milletvekili, bakanlık yetkilisi ve her düzeyde devlet yetkilisi tarafından ifade edilmiştir. Yani ‘baroları zayıflatmak amacı vardır’ diye gündeme getirilen sözlere itibar etmeyiniz denmektedir.

‘Sistemde yok sayılan Anadolu barolarının da sistemde var olduğunun altını çizmenin amaçlandığının’ kendisine söylendiğini aktaran Feyzioğlu, “Görüştüğüm yetkililerce amaç, ‘baroları yok ediyorlar ya da baroların sesini kısıyorlar’ yerine, ‘asla baroların sesini kısmıyoruz, sesi kısılmış olanlara ses vermeye çalışıyoruz, niyetimiz budur’ şeklinde ortaya konmuştur” dedi.

“Anayasa’nın açık hükümlerine ve ruhuna aykırı”

Feyzioğlu, kamuoyunda ‘Bu taslakta çoklu baro, alternatifli baro ya da barolara kayıt sorumluluğunun kalkması olacak mı?’ konularının tartışıldığını da hatırlatarak, şunları söyledi:

Yine çok güvendiğim, çok yakından görüştüğüm isimlerden öğrendiğimiz üzere, yazımı taslak olarak bitirilmiş metinde bu yoktur. Nitekim, bir ilde isteyenin istediği kadar baro kurması, barolara kayıt zorunluluğunun kalkması gibi bir düzenleme Anayasa’nın açık hükümlerine ve ruhuna aykırı olacaktır. Çünkü barolar ve barolar birliği herhangi bir meslek odası değildir. Anayasada da yeri vardır. Şu anda böyle bir projenin olduğunu düşünmüyorum, böyle bir izlenim edinmedim.

“Antidemokratik temsil sistemi olduğu düşünülüyorsa çözülür”

Bundan birkaç sene önce bazı çevrelerce dile getirilip sonra da tartışma açıldığında da bu endişelerini dile getirdirdiklerini hatırlatan Feyzioğlu, şöyle devam etti:

Çok açık söyledik, devletimizin en üst karar makamlarına da ulaşarak ben anlattım. Çoklu baro sistemine eğer geçilecek olursa, yani bir ilde birden çok baro kurulsun dendiğinde, DHKP-C sempatizanları kendi barolarını, FETÖ sempatizanları kendi barolarını, PKK sempatizanları kendi barolarını kurma faaliyetine girerler. Eğer barolarda bir antidemokratik temsil sistemi olduğu düşünülüyorsa bu çözülür, çalışmalar yapılır ama çoklu baro ayrı bir şeydir.

Ne TBB’nin ne de Türkiye’deki bir tek baronun bunu kabul etmesi, istemesi mümkündür. Sorun eğer temsilde ve demokratik seçimlerdeyse bu oturulur, şöyle yapılır denir, biz de düşüncelerimizi teklif somutlaştığında çok açık ve net şekilde ortaya koyarız. Önümüzdeki hafta kamuoyuna açıklanır, orada da biz somut açıklamamızı yaparız. Taslak bitmiş, fikrim var, içinde neler olduğunu biliyorum. Adı üstünde taslak, teklife dönüşme öncesinde muhakkak bize sorulacaktır. O noktada da önümüze metni alarak, bir hukukçu ciddiyetiyle açıklarız. Çoklu baro, alternatif baro, barolara kayıt zorunluluğunun kaldırılması kırmızı çizgidir, bunlar hiç kimse için kabul edilemez. Devletimiz de hiç zannetmiyorum, akışın farklı bir yöne doğru seyretmesine izin versin.